KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/1635 E., 2007/2925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların maliki bulunduğu binanın çatısındaki tuğlaların düşmesi sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.409.00.YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili kusuru ve hasarı kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kendi işyerinin önündeki park yeri dururken müvekkillerinin izni ve bilgisi dışında malikleri oldukları binanın müstemilatına park ettiğini, hukuka aykırı eylemin söz konusu olmadığını, illiyet bağının kesildiğini davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller, hasar yönünden benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 5.131.333.789.TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Sigortalı araç sürücüsünün davalıların maliki olduğu binanın durumunu bildiği aracının üzerine her zaman binanın çatısından kiremit, tuğla parçalarının düşeceğini gözardı ederek, önleyici hiç bir tedbir almadan kendi işyerinin önünde park etmeye müsait beton platform olmasına rağmen davalıya ait 81 nolu binanın bulunduğu 9883 ada 15 parsel içerisine park etmesi sonucunda olayın meydana geldiği her iki tarafında birlikte kusurlu bulundukları anlaşıldığı halde mahkemece kusur oranı yönünden bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek isabetli görülmeyen gerekçelerle davalıların tam kusurlu kabul edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/1635, K. 2007/2925, 2 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama