KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/1857 E., 2007/3198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 3.869.00YTL'sı tazminatın 18.10.2005 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 3.869.00YTL'sı tazminatın 8.10.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davadan tahsiline karar verimiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirketin adı karar başlığında ... olarak yazılmış ise de mahallinde bu maddi hata her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Davacı, davasını TTK'nun 1301. maddesinde yazılı halefiyet hakkına dayandırmıştır. Böyle bir davada sigortacı, ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. Gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece davacı tarafın delil listesinde bildirdiği ekspertiz raporu da getirilerek konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden hasar bedeline ilişkin rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde gerçek zarar belirlenmeden davacının ödediği miktara hükmedilmesi doğru değildir.
2- Davacı halefiyet hakkına dayanarak dava açtığına göre halefiyetin doğduğu yani sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteyebileceği gözetilmeden talep edildiği gibi olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/1857, K. 2007/3198, 23 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama