KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/2450 E., 2007/1546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 8.056.15 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların kusur oranına tekabül eden miktardan trafik sigortasından tahsil edilen 2.750.00 YTL’ nin tenzili ile kalan 3.292.12 YTL’nin tahsili için Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2005/345 esas sayılı takip dosyası ile yaptıkları icra takibinin davalıların itirazı nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... aracı tamir için diğer davalı ...’e bıraktığına bu nedenle kazadan sorumlu olmadığını , ayrıca kusur oranını kabul etmediğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının davasının kabulüne ,borçlunun itirazının iptali ile takibin 3.292.12 YTL’lik kısım üzerinden devamına,davacının icra inkar tazminatına yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan ...tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda davacının davasının kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli kararda davacının davasının kabulüne ve itirazın iptaline , davacının icra inkar tazminatına yönelik davasının reddine karar verilmiş ,ayrıca davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmediği halde yargılama giderlerinin tamamının davalı ...’e yükletilmiş olmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasıda çelişki yaratılmıştır.
1086 sayılı HUMK’nun 381 ve devamı maddelerine göre kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerekir.Aksinin kabulü halinde mahkeme kararlarına duyulan güven ilkesinin zedelendiği kuşkusuzdur.Bu yön aynı zamanda kamu düzeni ile de ilgilidir.O halde 10.4.1992 gün 7/4 sayılı içtihadı birleştirme büyük genel kurulu kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/2450, K. 2007/1546, 7 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama