KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/3150 E., 2008/747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla da davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın küçük ...’un bisikletiyle sebep olduğu kaza sebebiyle hasarlandığını ve sigortalıya ödenen 2.552.00. YTL'nın rücuen tahsili için davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itiraz nedeniyle takibin durduğunu açıklayarak, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne ve 1.796.25. YTL. asıl alacak ve 203.25. YTL. işlemiş faiz olmak üzere itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile katılma yoluyla da davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmü davalıya 31.1.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK'nun 437. maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 9.2.2007 tarihinde havalesi yaptırılıp harcı yatırılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 ... ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı tarafından süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir. Ayrıca; davacı vekili de katılım yolu ile temyiz etmiş ise de, davalı tarafın temyiz süresinde olmadığından davacının temyizi de geçerli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/3150, K. 2008/747, 21 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama