KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/3505 E., 2008/5407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dilekçesiyle, müvekkiline kasko sigortalı ... plakalı aracın, davalının nezaretinde iken 14.05.2001 tarihinde çalındığını belirterek, sigortalıya ödenen 5.000.000.000 TL. tazminatın, 19.07.2001 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusura itiraz etmiş daha sonra ıslah dilekçesiyle zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK 1301/1. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... şirketine sigortalı aracın, sigortacısı tarafından satış için davalıya ait galeriye bırakıldığı, galeriden çalındığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Olayın açıklanan bu oluş şekline göre, davacıya kasko sigortalı aracın maliki (sigortalısı) ile davalı (galerici) arasında BK'nun 416. vd. maddelerine uygun olarak komisyon sözleşmesi yapılmıştır. Davalı'nın, BK'nun 418. maddesi gereğince, eşyayı muhafazaya mecbur olduğu gibi; vekilin ... borcunuda (BK 390. vd.) gereği gibi yerine getirmesi gerekir. BK 416/2. maddesi uyarınca komisyon sözleşmelerinde vekalet hükümleri de tatbik olunacağından davada BK 126. maddesinin 4. fıkrasına göre vekalet komisyon aktinden ... davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Davacı, davasını TTK'nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayanarak açtığına göre, dava dışı sigortalının davalı galericiye karşı öne sürebileceği tüm hakları davada öne sürebilecektir. İş bu davada açıklanan nedenlerle beş yıllık zamanaşımına tabi sayılmalıdır. Aracın çalındığı 14.5.2001 tarihten, davanın açıldığı 20.5.2002 tarihe kadar geçen süre gözetildiğinde zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalının zamanaşımı def'inin reddi ile işin esası incelenmek gerekirken, yazılı nedenlerle davanın zamanaşımından reddi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/3505, K. 2008/5407, 20 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama