KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/3795 E., 2008/500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç, davalının maliki ve sürücüsü olduğu araçla çarpması sonucu pert olduğunu, kazada davalının 8/8 oranında kusurlu olduğunu, sigortalısına ödediği 8.645.00 YTL’nin işlemiş faiziyle birlikte rücuen tahsili için davalı borçlu aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhinde Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu, müvekkiline ait araç ... Sigorta A.Ş.’ne kasko sigortalı olup husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe vaki itirazının 8.500.00 YTL asıl alacak ve bu miktara 07.06.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi kısmen red kararının doğru olmadığına ilişkindir.
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2007 tarihinden itibaren 1.170.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 ... 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz istemlerinin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davacı ... şirketi vekili takip talibinde, sigortalısına ödemede bulunduğu 01.07.2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece,07.06.2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/3795, K. 2008/500, 11 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama