KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/4471 E., 2008/412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların ilgilisi bulundukları aracın kusurlu olarak müvekkili şirkete ait üç adet telefon direğine çarparak zarara neden olduğunu açıklayarak, 1.621.39 YTL. tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı tarafa ait olan aracın olay tarihinde şirketlerinin sigortalısı olmadığından, davanın husumetten reddini istemiş, diğer davalı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne ve 1.621.39 YTL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, davalı ... şirketi hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararında, davanın ihbar edildiği ancak davada taraf sıfatı bulunmayan ... Sigorta A.Ş.'nin de davalı ... ile birlikte sorumluluğuna karar verilmiş, gerekçeli kararda da yalnızca davalı ...’ın sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu durum HUMK.nun 381/2. ve 389. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca; 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bu durum hükmün infazında da tereddüt oluşturacağından yukarıdaki tevhid-i içtihat kararına uygun bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/4471, K. 2008/412, 31 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama