KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/2082 E., 2008/5356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.11.2008 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı ...Ş vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf Avukatı dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup incelendi, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı ... şirketine kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, aracın hasara uğraması nedeniyle davalıdan talep edilen hasar bedelinin ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000.YTL'nin dava tarihinden ticari faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 5.950.YTL arttırarak 15.950.YTL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, olayın oluş şekline göre, aracı davacının kullandığı ve kaza sırasında aklollü olması nedeniyle, hasar bedelinin poliçe teminatı dahilinde bulunmadığını, davanın, reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, 15.950.YTL 19.3.2006 dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden ... alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava
dışı ... Bankası ... Şubesi'nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmakla, sigortalı araç üzerinde dain ve mürtehinin de menfaati olduğundan hasar tazminatını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle sigortalının talep ettiği tazminat dain ve mürtehinin muvafakati olmadan ödenemez. Buna göre, davanın dain ve mürtehine ihbar edilerek, muvafakati olup olmadığının belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/2082, K. 2008/5356, 18 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama