KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/2810 E., 2008/4035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek sigortalısına ödediği miktardan 8.827.YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında davanın zamanaşamına uğradığını hasar miktarının fahiş olduğunu kusurun davacıda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekilide kusur oranına ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile 8.827.YTL tazminatın 7.8.2003 ödeme tarihinden işleyecek TC Merkez Bankasının kısa vaadeli mevduatlara uygulanan en yüksek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı taraf davalılardan haksız fiil nedeniyle rücuen tazminat isteminde bulunmuştur. Başka bir ifadeyle taraflar arasında ticari bir işten kaynaklanan alacak değil haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebi söz konusudur. Bu durumda davalılar aleyhine yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde faize hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. Ne varkı bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerekririr nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanması düşünülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/2810, K. 2008/4035, 15 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama