KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/3539 E., 2009/458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2009
- Mahkemesi
- ... Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu şirketin borçlarından dolayı icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, borçlu şirket yöneticisi davalı ...’ın, dava konusu taşınmazdaki 1/3 hissesini kardeşi ...’e sattığını, onun da diğer davalı ve davalı ...’ın oğlu ... ’a devrettiğini ileri sürerek, tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemişler ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, vergi borcunun kesinleştiği tarihten sonra dava konusu taşınmazdaki payın kardeşe ve sonra da davalı ...’ın oğluna devredilmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından anılan Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin belirtilmesine,
benzer şekilde 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 10. maddesinde yukarıda belirtilen kişilerin, tüzel kişilere düşen ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağının açıklanmış bulunmasına; ayrıca, 6183 S.K’nın 28/1 maddesinde üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlarıyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarrufların, bağışlama hükmünde sayıldığının öngörülmesine,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3539, K. 2009/458, 9 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama