KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4541 E., 2009/387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu ...-...'nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Ankara ... 15316 Ada 2 parselde kayıtlı 72 nolu bağımsız bölümü 07.03.2005 tarihinde davalı ...'a sattığını,...'in de aynı taşınmaz üzerine 24.05.2005 tarihinde davalı... lehine 80.000YTL'ye karşılık l. derecede bir ay süre ile aylık %10 faizle ipotek tesis ettiğini, her iki tasarrufunda muvazaalı olduğunu belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin iptali ile satışına, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı olmak kaydıyla 28.752YTL alacağın 14.03.2006 takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı ... davacı ile ticari ilişkisinin 2005 yılı şubat ayından bir iki ay önce başladığını, 2005 yılı şubat ayında üretim - montaj sözleşmesi imzaladıklarını, takip konusu senedi ise sözleşmeden sonra teminat olarak verdiğini, senet ve sözleşmedeki imzaların kendisine ait olduğunu, davacıya 40.000YTL borcu olduğunu, dava konusu taşınmazı borçlu olduğu ...'un telkinleri ile diğer borçlar ve icralar nedeniyle iyi niyetli davalı ...'e devrettiğini,...'in kaydın iptaline engel olmak için davalı
... lehine ipotek tesis ettiğini, taşınmazı satışa çıkarmasına rağmen ... ile...'ün engel olduğunu, evin halen kendisine ait olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili borcun doğumuna ilişkin "üretim satış ve montaj sözleşmesi" ile takip konusu bononun dava dışı ... tarafından imzalandığını adres için ... - ... kaşesinin kullanıldığını ancak icra takibinin ve davanın ... aleyhine açıldığını, taşınmazın borçludan değil, senet ve sözleşmeden imzası bulunmayan ...'den ipotek ve hacizle yükümlü olarak alındığını, 07.03.2005 tarihli tasarrufun 01.04.2005 tarihli bonodan önce olduğunu, davacının asıl borçlu Hasan Şekerci hakkında takip yapmayarak kötü niyetli davrandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı... vekili, ipotekli alacağın devam ettiğini borcun ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre takip konusu borcun iptali istenen tasarrufdan sonra doğduğu ve aksi de ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 227 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptaline istemine ilişkindir. Bu tür davalarda alacağın tasarruf tarihinden önce doğmuş olması dava şartıdır.
Davacı takip konusu alacağın davalı borçlu ile yapılan üretim ve montaj sözleşmesine istinaden uzun süreli ticari alış verişe dayalı olduğunu belirtmiş, davalı borçlu da 13.02.2008 tarihli dilekçesinde üretim montaj sözleşmesinin 2005 yılı şubat ayında yapıldığını, ancak ticari ilişkinin sözleşmeden 1-2 ay önce başladığını, takip konusu senedin de teminat senedi olarak verildiğini, yaklaşık 40.000,00 YTL'lik borcu ödemediğini belirterek ticari ilişkinin 07.03.2005 tarihli tasarrufdan önce başladığını kabul etmiştir.
02.03.2006 tarihli ihtarname içeriğinden ticari alışveriş sonunda bedeli ödenmeyen müşteri çekleri hariç 25.000YTL bakiye alacak için teminat senedi verildiği ve 8 gün içinde ödenmediği takdirde takibe konulacağı belirtilmiş ve daha sonrada 2006/2394 esas sayılı dosya ile takibe konmuştur.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesininde takip konusu senedin davacının incelenen ticari defterinde kayıtlı olmadığı bildirilmişse de bu yönde yapılacak araştırma ve inceleme davacı alacağının ispatına yönelik değildir. Hiç kuşku yok ki davalı borçlu hakkında yapılan icra takibi kesinleşmekLe davacının alacağı sabit olur. Bu durum davalı borçlunun yargılama aşamasındaki beyanlarından da anlaşılmaktadır.
Diğer yandan davacı, borçlu ile aralarındaki temel ilişkinin çok daha önce başladığını gösteren cari hesap dökümanlarını da mahkemeye sunmuş, belgedeki, takip dışındaki borçluya ait senetlerin tarihlerine bakıldığında tarafların devamlılık arzeder şekilde davaya konu tasarruftan önce iş yaptıklarını da göstermektedir.
Böylece ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi davacı alacaklı ile davalı borçlu arasındaki temel ilişkinin hangi tarihte başladığına yönelik olmalıdar.
Borcun doğumuyla ilgili davalı borçlunun kabulü ve müşteri çek ve senetleri ile ilgili davacı vekilinin temel ilişkinin tasarruftan önce başladığı ile ilgili 21.06.2006 tarihli delil listesinin 6. sırasında bildirdiği takip dosyaları da istenerek gerektiğinde tarafların ticari defterleri üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4541, K. 2009/387, 3 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama