KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4763 E., 2009/163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rucuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARA R-
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’e ait, ...’in idaresindeki davalıya kasko sigortalı ... plakalı araca, dava dışı ... Cengiz idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, 2.170,00 YTL hasar, 950,00 YTL iş gücü ve değer kaybı olmak üzere toplam 3.120,00 YTL tazminatın, 29.05.2007 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere, davacı ...’in davalı ile arasında herhangi bir akdi ilişki olmamasına ve araçtaki değer kaybı ile işgücü kaybının kasko sigortası teminatı dışında bulunmasına göre, davacı ...’in açtığı davanın reddine,davacı ... tarafından açılan davanın ise kısmen kabulüyle kısmen reddine, 2.170,00 YTL tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile anılan davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ... arasındaki ilişki Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu türlü sözleşmeler TTK’nun 3 ve 4. maddeleri hükümleri gereğince mutlak ticari işlerden olduğuna göre davacı ... yararına yasal faiz yerine ticari faize hükmedilmesi gerekmektedir. Yine davacı, davalı ... şirketine karşı ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmemiş ise de, mahkeme aracılığı ile hasar tespiti yaptırmış olup, bu tespite ilişkin rapor davalı ... şirketine 08.08.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Öte yandan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.1. maddesine göre sigortacı, hasara ilişkin gerekli belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Bir başka deyişle, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, davacının en geç mahkeme aracılığı ile yaptırdığı delil tespiti raporunun tebliğ tarihinde, davalının gerçek zararı öğrenerek, tazmin yükümlülüğünün doğacağının kabulüyle, buna göre faize hükmedilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... yararına 08.08.2007 temerrüt tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4763, K. 2009/163, 22 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama