KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4952 E., 2009/736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olan aracın, sürücü yetersiz ehliyetname ile kullanımı sırasında kaza meydana geldiğini, aracı hasarlanan dava dışı üçüncü kişiye poliçe kapsamında 4.000,00 YTL tazminat ödendiğini ileri sürerek, Genel Şartlar 4.3/c maddesi uyarınca, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esasa alınarak, davanın kabulü ile, 4.000,00 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında, davalının adres tespiti için, ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzakereye karşı, yazılan 18.04.2006 tarihli cevabı yazıda, davalı adresi, ... Mahallesi, ... Caddesi No 58, 14900 ... olarak belirtilmiş, mahkemece tebligatın yukarda belirtilen adrese yapılması gerekirken,... Caddesi no 58, 14900 ... adresine çıkarıldığı görülmektedir.
Yapılan tebligata ilişkin tebliğ zarfının üzerindeki adres bilgilerinin eksik olduğu, bu haliyle tebliğatın kanuna uygun olmadığı, taraf teşkilinin sağlanmadığı dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece, taraf teşkili sağlanmadan ve davalının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde usulune uygun tebliğat yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4952, K. 2009/736, 17 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama