KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5012 E., 2009/864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç seyir halinde iken, aynı istikamette önünde seyreden davalıya ait, sevk ve idaresindeki traktörün aniden sola yanaşması sonucu traktöre çarparak hasara uğradığını belirterek, sigortalısına ödediği 45.000.00 YTL tazminattan, davalının %20 kusur oranına isabet eden 9.000.00 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olayda davalı sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindin.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın uzman bilirkişi aracılığıyla saptanması gerekir. Bu durumda, uzmanlığı bilinmeyen ve anlaşılmayan bilirkişiden alınan kusur raporuna göre hüküm kurulması doğru değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Mahkemece yapılacak iş,...Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur ve hasar yönünden dosyadaki bilgi ve belgelere göre, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5012, K. 2009/864, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama