KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5420 E., 2009/1296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K ARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu aracın, yolun bakım onarımından sorumlu davalı Belediyenin yol üzerinde çıkıntı olarak bıraktığı rögar kapağına çarpması sonucunda, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelini sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, davalının kusur oranına isabet eden 4.031,00YTL tazminat tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün % 50, davalı Belediyenin % 20, dava dışı yüklenici firmanın % 20, ... Bankası’nın % 10 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 1.564,96 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflar vekillerince tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının yol bakım ve onarım görevini ihmal ettiğini, hizmet kusuru nedeni ile kazanın meydana geldiğini ileri sürmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Yasası uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören-
ler tarafından açılacak tam yargı davaları idari dava türlerinden olarak belirlenmiş olduğundan hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı yeridir. O halde 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince Adli yargının görev sınırları dışında kaldığından yargı yolu bakımından dilekçenin reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenmiş olması bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine ve şekline göre, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5420, K. 2009/1296, 10 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama