KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5771 E., 2009/2024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'nun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla ... ... Mecidiye Mahallesi, ... Caddesi, No:442 adresinde bulunan tapusuz taşınmazı üzerindeki fabrika ve idari binaların zilyetlik hakkını 28.7.2005 tarihinde davalı ...'a, onun da 17.11.2005 tarihinde davalı ...'a devrettiğini belirterek, tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, borcun tasarruftan sonra doğduğunu, takip konusu çekin teminat amacıyla ciro edildiğini, müvekkilinin tapu maliki olmadığını, dolayısıyla yapılan tapu dışı devrin hukuken geçerli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Kara, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... dava konusu taşınmazı 17.11.2005 tarihinde 375.000.00.YTL bedelle davalı ...'dan aldığını, satış bedelinin 100.000.YTL'sini peşin, 200.000.00.YTL'si için iki senet, 24.000.00.YTL'sini de banka havalesiyle ödendiğini, taraflar arasındaki alacak- borç ilişkisi nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, taşınmazı ... Mobilya San. Tic.Ytd.Şti'ne kiraladığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre borcun tasarruftan sonra doğduğu ve davalıların kötüniyetli oldukları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
../...
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için borcun iptali istenen tasaruftan önce doğması dava önkoşulu olup, mahkemece re'sen araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
Somut olayda icra takibine konu olan çekin keşide ve bankaya ibraz tarihi 15.12.2005'dir. Çeklerde vade olmayacağı kuralı ise de uygulamada ticari yaşamda ileri bir tarihte keşide edilmiş gibi çek düzenlendiği, bu tip çeklerin ... olarak kullanıldığı görülmektedir. Uygulamada ve öğretide bu gibi hallerde borcun vade, ibraz yada takip tarihinden önce doğduğu iddasının varlığı halinde borcun gerçek doğum tarihinin tesbiti gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili şirket ile borçlu davalı ...'nun yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğu ...
Kablo San.Tic.A.Ş arasındaki ticari ilişkinin 2004 yılı başında başladığını, sunulan faturalardan da görüleceği üzere borcun 20.1.2004 - 16.3.2005 tarihleri arasında yapılan ticari satışlara ilişkin cari hesaptan doğduğunu iddia etmiş; delil olarak fatura ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkemenin 2006/339-341-49 Esas sayılı dava dosyaları ile 13.İcra Müdürlüğünün 2005/18344, 16004, 16005 sayılı takip dosyaları bildirmiştir.
Davalı borçlu ... ise takibin asıl borçlusunun ... Kablo A.Ş olduğunu kendisinin çeki sadece ciro ettiğini bildirmiştir. O halde borcun gerçek doğum tarihinin tesbitine yönelik olarak davacının bildirdiği delillerin eksiksiz toplanması, gerektiğinde davacının sunduğu faturalar gözönüne alınarak tarafların (davacı ve dava ışı ...
Kablo San.Tic.A.Ş ) ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması borcun tasarruftan önce doğduğunun tesbit edilmesi halinde davalı borçlu ile ... arasındaki tasarruf yönünden bedel farkı ve ticari işletmenin devrine ilişkin İİK.nun 278/3-2, 280/son ve 283/2 maddeleri, davalı ... yönünden ise davalılar nüfus kayıt örnekleri celbedilerek İİK.nun 280/1 maddeye göre yapılacak değerlendirme ve toplanacak delillerin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
../..
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5771, K. 2009/2024, 2 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama