KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5903 E., 2009/2309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı borçlu ... Tekstil Korf. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla ... Köyü 354 parsel nolu taşınmazı 26.5.2006 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... ile vekili dava konusu taşınmazı emlakçı olması ve daha önce ailesi tarafından satılmış olması nedeniyle 19.500.00 YTL'ye aldığını satış bedelinin 16.000.00 YTL'sının davalı şirketin prim borçları nedeniyle mevcut haczin kaldırılması için SGK'a bakiyesinin de şirket müdürüne ödendiğini iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek bedeli arasında fahiş fark olduğu ve davalıların bu nedenle kötüniyetli oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne ... Köyü ... Mevkii 354 parsel de bulunan taşınmazın davalı ... Tekstil Korf. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ...'e satışına ilişkin 26.5.2006 tarihli satış tasarrufunun Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2006/4414-4415 ve Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2006/4292-5399 sayılı takip dosyalarına konu alacak ve eklentileri ile sınırlı olarak iptaline, davacıya bu taşınmazın haczi ve satışını isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 278/3-2
maddesine göre aktin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir.
Bedeller arası fahiş farkın kabul edilebilmesi için tapudaki satış bedeli ile taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek satış bedeli arasında bir misli veya mislini aşan fiyat farkının bulunması gereklidir. Taşınmaz üzerindeki ipotek veya hacizle satılmış ise ipotek veya haciz bedelinin üçüncü kişi tarafından ödenmesi halinde satış bedeline ödenen bu miktarın da eklenmek suretiyle satış bedeli belirlenmelidir.
Somut olayda dava konusu taşınmazın üzerindeki 16.500 YTL'lik SSK haczi ile 2006/341 E. sayılı takip dosyasından konan 35.293 YTL haczin satış tarihi olan 26.5.2006 tarihinde terkin edilerek davalıya satıldığı ve 16.500.00 YTL'lik SSK borcunun davalı 3. kişi tarafından yatırıldığı mevcut ödeme belgeleriyle sabittir. Bu durumda tapudaki satış bedeline davalı 3. kişi tarafından yapılan ödemelerde eklendiğinde bedeller arası fahiş farkın oluşmadığı İİK 280/1. maddeye göre de davalı 3. Kişinin borçlunun durumunu bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu da iddia ve ispatlanamadığına göre davanın reddi yerine kabulü doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5903, K. 2009/2309, 13 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama