KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/6110 E., 2009/1724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait dorsenin çalındığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın dorse bedelini ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 25.000,00TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iddiasını ispatlaması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemek koşulu ile, çalınma olayında davacının ağır kusuru bulunduğunu, kusur oranında tazminatan indirim gerektiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu, faiz talebinin olmayacağını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aracın teminat kapsamında çalındığını, ancak davacının %50 kusuru oranında tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 12.000,00TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerine takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası
Genel Şartları A/1 maddesinde gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan TTK.nun 1278. maddesine göre, sigortacı poliçede aksine hüküm olmadıkça, sigorta ettirenin kusurlarından doğan hasarları tanzim ile mükelleftir. Ancak, hiçbir halde sigortacı, sigorta ettirenin kastından doğan hasarları tazmine mecbur değildir. Görüldüğü üzere, maddede tam kusurdan değil, kasıt halinden söz edilmektedir. Bunun yanında, Kasko Sigortası Genel Şartlarında da, sigortalının kusurlu olması, sigortanın kusuru dışında bırakılmadığı gibi, teminat dışında sayılan haller arasında da sayılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının, olayda kastının olduğu kanıtlanamadığından ve teminat kapsamında bulunan 24.000.00.TL araç bedelinin tamamına hükmedilmesi gerekirken kusur oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/6110, K. 2009/1724, 26 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama