KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10089 E., 2010/4412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/214 Esas ve 2005/69 Karar sayılı dosyasında, meydana gelen bir trafik kazası nedeniyle dava dışı araç maliki tarafından açılan tazminat davasında, müvekkili şirket ile trafik sigortacısı davalı aleyhine müteselsilen tahsile karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, ilâmın icraya konulması üzerine borcun tamamının müvekkili şirketçe ödendiğini, davalı sigortanın sorumlu olduğu 2.137.50 TL’nın fer’ileriyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkili şirket aleyhine ilâma dayalı olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, ayrıca alacaklıya poliçe limiti dahilinde ödeme yapılarak ibraname alındığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 17.11.2008 gün, 2008/4272-5343 Esas ve Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarı 14.04.2004 tarihinde ilâm alacaklısına ödemesine rağmen, alacaklının tahsil ettiği miktarı düşmeden, 2.137.50 TL için davacı aleyhine icra takibi başlatarak fer’ileriyle birlikte tahsil ettiği, B.K.’nun 113. maddesi uyarınca, ödeme borcu sona erdiren bir işlem olup, B.K.’nun 145. ve 147. maddelerine göre, müteselsil borçlulardan birisinin ödemesi oranında diğer borçlunun da aynı oranda borçtan kurtulacağı,davacının mükerrer olarak ödediği miktarı sebepsiz zenginleşen ilâm alacaklısından tahsil etmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10089, K. 2010/4412, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama