KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/10561 E., 2010/4476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi ile davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Antalya 2.İcra Müdürlüğünün 2008/26350 Esas sayılı dosyasından, 04.02.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında, davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, belirterek İİK’nun 99.maddesi gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiğini, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile işyerini ortağı olduğu şirkete devrettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili ve yargılama gideri yönünden davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2009/10561
2010/4476
2. Davacı alacaklı vekilinin temyizine gelince, takip hukukuna dayalı istihkak davaları,karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi avukatlık ücretine tabidir. Mahkemece, davacı alacaklının davası kabul edildiğine göre davalı alacaklı yararına, takip konusu alacak ile hacizli mal değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda dava konusu 04.02.2009 tarihinde yapılan hacizli altının değeri belirlenmemiş olduğundan dava değerinin tesbiti mümkün değildir.
Yapılacak iş, hacizli 750 gram altının değeri tesbit edilerek alacak miktarı ile karşılaştırmak suretiyle dava değeri saptandıktan sonra davacı alacaklı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10561, K. 2010/4476, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama