İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/10583 K.2010/7327

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 97 ]

Esas2009/10583Karar2010/7327Tarih27 Eylül 2010Okuma5 dk · 1.017 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2009/10583 E., 2010/7327 K.·İstihkak Davası Karşılık Dava Muvazaa Tasarrufun İptali

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Eylül 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.017 kelime·5 dk okuma

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 97 ]

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 277 ]

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 278 ]

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 279 ]

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 282 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı (Alacaklı) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı (3. kişi) vekili, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2007/3529 Esas ve 2007/3594 Esas sayılı dosyalarından davalı (borçlu) Cemil aleyhine yapılan takiplerde, haciz şerhinden önce müvekkili tarafından noter satış sözleşmesi ile davalı/borçludan satın alınmış olan 34 ... 3696 plakalı araç üzerine haciz konulduğunu, aracın müvekkiline yüklü miktarda borcu olan davalı borçludan borcuna karşılık olarak alındığını, hacze dayanak olan icra takiplerinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı (alacaklı) vekili, davacı 3. kişinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin harici sözleşme ile davalı/borçludan satın aldığı ve bedelini ödediği aracı davalı borçlunun müşteriye göstereceği şeklinde beyanı ile alarak bilahare noterden davacı 3. kişiye sattığını, satışın muvazaalı olduğunu, aleyhlerine açılmış olan istihkak davasının reddi gerektiğini ve lehlerine tazminata karar verilmesini savunmuş ve karşı dava olarak; muvazaalı ve kötü niyetli olarak yapılan araç satış sözleşmesinin İİK.nun 277 v.d. maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı (borçlu), duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece, toplanan delillere göre; 1) Noter satış işleminin hacizden önce yapılmış olması, takip borçlusu davalı ile davacı 3. kişi arasındaki para borcundan dolayı hukuki bir ilişkinin bulunması ve bu ilişkiye istinaden aracın satışının yapılmış olması, davacının kötü niyetli hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2007/3529 Esas sayılı dosyasından (haczedilen) 34 ... 3696 plakalı aracın mülkiyetinin davacıya aidiyetine, 2) Birleştirilen (karşı) davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Asıl dava yönünden;

Dava, 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.

Dava konusu aracın davalı borçlu tarafından noter satış sözleşmesi ile davacı 3. kişiye satışı yapılmış ise de; takip borçlusu Cemil'in davacı 3. kişiye ait işyerinde Ağustos/2006 tarihine kadar sigortalı çalışan olduğunun dava dilekçesi, yargılama safahatı ve tanık beyanları ile SGK kayıtlarından anlaşıldığı gibi, davacı 3. kişi tarafından davalı (borçlu) Cemil aleyhine Fatih 2. İcra Mü-dürlüğünün 2007/7897 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin dayanağı olan senetlerin de bu kişiler arasındaki borç-alacak ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davalı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2007/3529 Esas ve 2007/3594 Esas sayılı dosyalarından yapılan takipler nedeniyle, 2007/3529 Esas sayılı dosyadan mahcuz araç üzerine 31.8.2007 tarihinde haciz şerhi işlenmiş, mahcuz araç aynı tarih (31.8.2007) itibariyle takip borçlusu tarafından davacı 3. kişiye noter satış sözleşmesi ile satılmıştır.

Buna göre, davacı 3. kişi ile davalı borçlu arasındaki çalışma/borçalacak ilişkisi ve araç satışının haciz şerhinin işlendiği tarih ile aynı gün olması, bu satış sözleşmesinden sonraki bir tarihte (10.9.2007) davacı 3. kişi tarafından borçlu aleyhine icra takibine geçilmesi ve bu takibin davalı (alacaklı) tarafından aynı borçlu hakkında yapılan takiplerden (05.9.2007) çok kısa bir süre sonra başlatılması gibi maddi ve hukuki olgular karşısında, davacı 3. kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bir ilişkinin bulunduğu ve hayatın olağan akışına göre davanın danışığa dayalı olduğu,

İİK'nun 86/3. maddesi uyarınca, davacı 3. kişinin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı ve satışın alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği ve bu nedenle, istihkak davasının reddi gerektiği açık iken, mahkemece asıl dava yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

2-Karşı dava yönünden;

Dava, davalı alacaklının karşı dava olarak, İİK.nun 277. ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

İİK.nun 97/17 maddesinde, istihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklının bu kanunun 11. babı hükümlerine dayanarak ve geçici veya kesin aciz belgesi ibrazına gerek olmadan; karşılık iptal davası açabileceği belirtilmiştir.

İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve o malın haciz ve satışını isteyebilir (İİK. md. 283). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

İcra ve İflas Kanunu 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.

Kanun, iptale tâbi tasarrufları sınırlı olarak saymamış, bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tâbi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK. md. 281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K. 25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.

Somut olaya dönüldüğünde, davacı 3. kişi ile davalı (borçlu) Cemil arasında yukarıda açıklandığı üzere, işveren/çalışan ilişkisinin bulunduğu ve dava konusu aracın Davacı 3. kişi tarafından takip borçlusunun kendisine olan bor-cuna karşılık olarak satın alındığı da belirlenmiş olup, bu durum da yapılan tasarruf İİK.nun 279/2. maddesi uyarınca, (para veya mutad ödeme vasıtala-rından gayrı bir suretle yapılan ödemeler) batıl sayılmıştır. Diğer yandan İİK.nun 280. maddesi hükmüne göre aralarındaki ilişkiler ve icra takiplerinden 3. kişi Ahmet'in borçlu Cemil'in içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklıdan mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olduğunun kabulü gerekir.

O halde, mahkemece, davacı 3. kişi tarafından açılmış olan istihkak davasının reddi ile davalı-karşı davacı (alacaklı) tarafından karşılık olarak açılmış olan tasarrufun iptali davasının ise kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya (alacaklı) geri verilmesine 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10583, K. 2010/7327, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/10583
Karar No
2010/7327
Tarih
27 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/10586 K.2010/9333
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/10587 K.2010/15253
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/10596 K.2010/7427
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/10612 K.2010/13159
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/10613 K.2010/13173
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/10614 K.2010/9334

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.