KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/10591 E., 2010/9700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Torbalı İcra Müdürlüğünün 2007/206-207-935-936-972-973-1031-1032-1033 sayılı takip dosyalarından 24.04.2007 ve 20.03.2008 tarihlerinde davacı şirkete ait malların haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemi ile 4 ayrı dava açmış, davalar arasında irtibat bulunduğundan mahkemece birleştirilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu hacizlerin borçlunun ikametgah adreslerinde ve huzurlarında haczedildiğini, borçlu ve davacı şirketin ortakları arasında organik bağ bulunduğunu ve mülkiyet belgesi sunulmadığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ödeme emrinin borçlulara haciz adresinde tebliğ edildiğini, borçlu ve 3.kişinin malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi malın borçlu elinde addolunacağını, 3.kişinin hacizli malları ne suretle iktisap ettiğini ve borçlu elinde bulunma sebebini açıklayamadığı ve mülkiyet karinesinin aksine ispatlayamadığından bahisle davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu makineler 24.07.2007 ve 20.03.2008 tarihlerinde borçlu...e ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir. Bu adres aynı zamanda davacı şirketin adresi olduğundan hacizli malların borçlu ve davacı 3.kişinin birlikte ellerinde bulundurduğunun kabulü gerekir. İİK’nun 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurma halinde dahi mal borçlu elinde sayılır ve anılan madde de yer alan mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararındır. Mülkiyet karinesi aksinin davacı tarafından her türlü delille kanıtlanması olanaklıdır.
Davacı 3.kişi hacizli mallara ilişkin olarak fatura ve ticari defter kayıtları ile 20.06.2007 tarihinde yaptırdığı tesbite esas bilirkişi raporu ve İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/457 esas sayılı dosyasından yaptırılan ve 3.kişi şirkete ait malların tesbitinin yapıldığı bilirkişi raporunu sunmuştur.
Yapılacak iş sunulan bu belgeler ışığından, hacizli malların bu fatura ve defter kayıtları ile iflasın ertelenmesine karar verildiği İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/457 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu kapsamında bulunup bulunmadığı, konusunda uzman makine mühendisi ve mali müşavir aracılığı ile saptanarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10591, K. 2010/9700, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama