KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1173 E., 2009/3823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02.06.2009 Salı günü davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat .... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu ...'ın, alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Nevşehir, Kaymaklı Kasabası, 7626 parselde kayıtlı taşınmazın 2/3 hissesini 08.03.2005 tarihinde davalı ...'a sattığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ..., takip konusu senedi 2006 yılında ortak ekilen patatesin teminatı olarak imzalayıp boş verdiğini, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, davacının alacağının belirtilen miktarda olmadığını, adına kayıtlı taşınmazlar olduğundan aciz halinin gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın İİK'da öngörülen süreler içinde açılmadığını, aciz belgesi sunulmadığını, iyiniyetli olduğunu, dava konusu taşınmazda borçlunun halen kiracı olarak oturduğunu, borçlunun savunması doğrultusunda borcun doğduğu tarihin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, tasarruf tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçtikten sonra borçlu hakkında icra takibi yapıldığı dolayısıyla davanın süresi içinde açılmadığı, davalı ...'ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, İİK. 280. madde gereğince 5 yıllık sürenin uygulanamıyacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 280/1. maddesine göre "malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, bu maddeye dayanılarak açılan iptal davalarının da borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması halinde tasarruf tarihinden itibaren 5 yıl içinde açılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; hakkında 07.12.2007 tarihinde kat'i aciz vesikası düzenlenen borçlu ..., dava konusu taşınmaz hissesini borcun doğumundan sonra düşük bedelle davalı ...'a satmıştır. Mahkemece takip tarihi ile tasarruf tarihi arasında 2 yılı aşkın bir süre olduğu, İİK. 278. maddede öngörülen 2 yıllık sürenin geçtiği, davalı 3. Kişinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından İİK. 280. maddede öngörülen 5 yıllık sürenin uygulanamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de mahkemenin 208/1. madde kapsamında yaptığı değerlendirme mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Tanık olarak dinlenen davalı 3. Kişinin oğlu ... ile diğer tanık beyanlarından davalı borçlu ile 3.kişi ... arasında 2003 yılından başlayan ve halen devam eden ticari ilişkiler olduğu, davalı ...'ın borçlunun dava dışı sahışlara olan borçlarını kefil olarak ödediği, halen borçlunun davalı ...'a da borçları olduğu, 08.03.2005 tarihinde satılan dava konusu taşınmazı borçlunun kullandığı, dolayısıyla davalı ...'ın borçlunun ekonomik durumu ve mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olduğu, tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık yasal süre içinde de davanın açıldığı anlaşıldığından İİK. 280/1. maddesi gereğince davanın kabulü gerekirken, delilerin taktirinde yanılgıya düşülerek davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1173, K. 2009/3823, 2 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama