KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/144 E., 2009/590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalılardan Suna Tuğal’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle icra takibi yaptıklarını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kızkardeşi olan davalı ...’a danışıklı olarak borçlanarak senet verdiğini ve bu senet nedeniyle hakkında Elbistan 1.icra müdürlüğünün 2007/2406 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yine borçlunun Elbistan 1.icra müdürlüğünün 2007/1479 sayılı icra dosyasının ise alacaklısı olduğunu öne sürerek, Elbistan 1.icra müdürlüğünün 2007/2406 sayılı icra dosyasının ve dayanak bononun iptaline, 2007/1479 sayılı dosyaya yatan paranın yargılama sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ..., davacının aciz vesikası ibraz etmediğini, kardeşi olan borçludan gerçekten alacaklı olduğunu, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalıların kardeş olmaları nedeniyle davanın kabulüne, Elbistan icra müdürlüğünün 2007/2406 sayılı dosyasına dayanak bononun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat'i (İİK'nun 143.md) yada geçici (İİK'nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Aciz belgesi davanın görülebilme koşulu olup, mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda, Davacı alacaklı tarafından borçlu davalı hakkında alınmış kati aciz belgesi bulunmadığı gibi, geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı da bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, dava şartının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de tasarrufun iptali davalarında tasarrufa konu işlemin, asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken, işlemin tamamının (somut olayda borcun dayanağı bononun tamamının) iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/144, K. 2009/590, 12 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama