KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1495 E., 2009/4143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Sarıyer Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın iş sahasında toprak döktüğü sırada devrilerek hasarlandığını, jandarmanın tutanak tuttuğunu, olayın davalı şirkete bildirilmesine rağmen sigorta tazminatı ödemediğini açıklayarak, davalı aleyhine 8.572,00.TL. asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine vaki itiraz üzerine takibin durması nedeniyle, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın poliçe tanziminden önce meydana gelmiş olması nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davalının Sarıyer İcra Müdürlüğünün 2006/2976 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına,takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı sigortanın iddia ettiği kaza gün ve saatinin dahi poliçenin tanzim saatinden sonra olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacının gerçek zararının, dolayısıyla tazminat miktarının belirlemesi yargılamayı gerektirip olayda likit bir alacak bulunmamasına rağmen, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1495, K. 2009/4143, 11 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama