KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/1597 E., 2009/4307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Şişli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.6.2009 Salı günü davacı ... vekili, Av. ... ile davalı ... ..... vekili Av. ..... ve davalı ... vekili Av. ....... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, borçlunun sahibi olduğu taşınmazını önce dava dışı .....’a sattığını, onun tarafından da davalı ...’ya satıldığını belirterek, tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İİK’nın 284. maddesinde öngörülen sürenin hak düşürücü nitelikte olmasına ve hakim tarafından re’sen nazara alınmasında zorunluluk bulunmasına, davacı takibinin ilama dayalı yapılmış olmasının da tasarrufun iptali davasında hak düşürücü süreyi uzatamayacağına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı reddedilmesi halinde davalılar vekili yararına maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücreti verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/1597, K. 2009/4307, 16 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama