KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2147 E., 2009/4899 K.·-y Argıtayilamı –
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın hasarlandığını, davalı şirkete olayın ihbarına rağmen hasar bedelinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik çekici ücreti bedeli de dahil toplam 5.701.46-YTL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, olayın müvekkiline ihbar edildiğini, davacı tarafından kaza tesbit tutanağı, alkol raporu v.s. Resmi belgelerin ibraz edilmediğini, hasarın aracın park halinde iken meydana geldiği belirtilmesine rağmen janttaki hasarın seyir halinde kaldırım cinsi sabit bir cisme çarpma neticesi oluşabileceğinin ekspertiz raporunda bildirildiğini, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını, hasarın beyan edildiği şekilde meydana gelmediğini, ispat külfetinin davacıya geçtiğini, hasar ihbarının 28.02.2007 tarihinde yapıldığını, 15 gün sanrası olan 15.03.2007 tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.690-YTL tazminatın, ihbar tarihi olan 28.02.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin
aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarını reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası poliçesine dayanılarak sigortalı tarafından sigorta şirketi aleyhine açılan tazminat davasıdır.
Davacı, dava dilekçesinde,dava konusu tazminat alacağının ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı sigortadan tahsilini talep etmiştir.Davacı ile davalı .... arasındaki ilişkinin TTK'dan düzenlenen ticari nitelikte sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu türlü sözleşmeler TTK'nun 3. Ve 4. maddeleri gereğince mutlak ticari işlerden olmasına göre, davacı tacir olmasa da TTK'nun 3 ve 21/1. maddeleri gereğince davalı sigortacının tazminat ödeme borcu ticari nitelikte bir borçtur.
Mahkemece, bu husus nazara alınmaksızın davalı ... şirketinin yasal faizle sorumlu tutulması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Davalı şirketin poliçeden kaynaklanan zararı ödeme yükümlülüğü; poliçe genel koşullarının B.3.3.1. maddesinde öngörülen sürede yerine getirilmelidir. Anılan hüküm gerğince sigorta şirketince hasara ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde hasarın ve tazminatın tesbiti gerekmektedir. Tesbit edilen bu miktarın ödeme yükümlülüğü de bu tarihte doğmuş olmaktadır.
O halde mahkemece, davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde de kabul ve beyan ettiği gibi, hükmedilen tazminat miktarına hasarın ihbar tarihi olan 28.02.2007 tarihinden itibaren 15 gün sonrasına tesadüf eden 15.03.2007 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ihbar tarihinin esas alınması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2147, K. 2009/4899, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama