KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2239 E., 2009/4575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araca, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın, tam kusurlu çarparak hasarlandığını, belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve müvekkilinin kazanç kaybı nedeni ile 6.500,00TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kusur oranına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Sabahattin Kaya, duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulüne 6.500,00TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasına dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Dava konusu trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti uzmanlığı gerektiren konulardandır. Davalıların yokluğunda yaptırılan tespite alınan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmayan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, öncelikle olaya ilişkin kaza tespit tutanağı temin edilerek, İTÜ ya da Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak kusur ve hasar uzmanı bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı değerlendirilerek gerekçeli ve denetime açık tarafların olaydaki kusuru oranları ve araçtaki hasar miktarı konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2239, K. 2009/4575, 23 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama