KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2370 E., 2009/6017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete trafik sigortalı, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın sürücü belgesiz olarak kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucunda, hasar gören karşı araç malikine 6/8 kusura göre ve poliçe kapsamında 5.625.00 YTL tazminat ödendiğini belirterek, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.c maddesi uyarınca, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... şirketinin kusur oranında karşı araç malikine ödediği tazminatı, sigortalı aracın malik ve sürücüsü davalılardan rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.625.00 YTL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta ettiren ...’a ait araç, olay tarihinde sürücü belgesi olmayan ... tarafından kullanıldığı sırada kaza meydana gelmiştir. Araç sahibinin sorumluluğu, diğer bir anlatımla karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü, araç kullanan ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı da ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına, ancak onun kusuru oranında rücu edebilir. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre, mahkemece, sürücü ... 6/8 oranında kusurlu bulunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranı ve hasarın saptanması da uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Davalının itirazına uğrayan trafik kaza tespit tutanağındaki kusur oranı ve uzman olmayan serbest muhasebeci mali müşavirden alınan tazminat raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, makine mühendisi uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kusur ve hasar yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
2-2918 Sayılı KTK.’nun 95. ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.c. maddeleri uyarınca, sigorta, ödediği tazminatı sigorta ettirene (akidine) rücu edebilir, âkidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, sigorta ettirenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulması doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2370, K. 2009/6017, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama