KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2725 E., 2010/10314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı, davalı ve asli müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkiline ait, çekici ve dorsesine çarparak hasar verdiğini, çekici ve dorsede meydana gelen hasar bedeli, aracın kaza sırasındsa taşıdığı yükünde zarar görmüş olması nedeniyle yük bedeli, onarım süresince aracın çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı ve diğer masraflar toplamı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Asli müdahil ..., kazada zarar gören çekicinin kendisine ait olduğunu, haklarını kontrol edebilmek için tırın bağlı olduğu ...., Ltd. Şti. yanında ve onların talepleri doğrultusunda aynı talepleri aynı hakları saklı tutarak dahili davacı olmak istediğini belirtmiştir.
Davacı ve asli müdahil vekili ıslah dilekçesi 2.800 dolar navlun masrafı, yük bedelinden kalan 2.140 TL, kazanç kaybından kalan 800,00 TL çadır bedeli 1.026 TL sair masraflar için 2.000 TL olmak üzere talebini 8.000,00 TL arttırmış, çekicide meydana gelen hasar bedeli ve kazanç kaybının asli müdahil ...’e diğer tazminatların ise davacı .... Şti'ye ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ıslah edilen miktara ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, 5.430 TL çekici ve gelir kaybı zararının 17.12.2002 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile asli müdahil ...’e ödenmesine, 4.570 TL dorsede ve taşınan yükte meydana gelen zarar bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı .... Şti'ne ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve asli müdahil vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı ve asli müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ve asli müdahil fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talepte bulunmuş, ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırmış ancak davalı taraf ıslah talebine karşı zamanaşımı süresinin dolduğu itirazında bulunmuş mahkemece ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı itirazı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre kaza 17.12.2002 tarihinde meydana gelmiş, dava 27.12.2002'de açılmış 28.3.2006 tarihinde ise ıslah edilmiştir. Islah edilen miktar yönünden 2918 sayılı yasanın 109/1.maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmaktadır.
Ancak trafik kazası tespit tutanağında kazanın ölümlü kaza olduğu belirtilmiş, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/12 Esas dosyası ile ... hakkında ceza davası açılmış, yargılama sonunda kusuru bulunmadığı, davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirlenerek beraatine karar verilmiştir.
Bu hale göre, 2918 sayılı yasanın 109/2.maddesinde dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğan ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı belirtilmiştir. (HGK'nun 10.10.2001 gün ve 2001/19-652/705). Açıklanan nedenle ceza zamanaşımı süresinin uygulanarak ıslah edilen miktar yönünden davanın esasına girilerek deliller değerlendirilip sonucuna
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2725, K. 2010/10314, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama