KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3032 E., 2009/5417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda ... ve ...’nin kızı, ...’ın kardeşi olan ...’nın hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı ... için 13.727,78 YTL, ... için 14.789,40 YTL, ... için 1.500,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ve ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 YTL, ... için 20.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kazada müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin kanıtlanan maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını kanıtlayamadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin reddine, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, İsmail ve Şerife için ayrı ayrı 30.000,00 YTL, ... için 15.000,00 YTL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı anne ve baba çocuklarını kaybetmiştir.
Genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı yetişkin bir insanın anne ve babasına her durumda ve belirli bir düzeyde destek olacağını gösterir. Bu desteğin miktarı tarafların yaşam düzeyi, sağlık, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak değişebilirse de çocuğun hiç destek olmayacağı kabul edilemez. Zira destek mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlarla da destek olunabilir.
Anne ve babanın varlıklı olmaları çocukların desteğine ihtiyaç duymadıkları veya ileride duymayacakları sonucunu da doğurmaz. Bunun aksi davalı tarafından da kanıtlanmadığına göre, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve dosya kapsamına göre oluşa uygun bulunan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının mahkemece benimsenmesinde ve manevi tazminatın takdirinde B.K'nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Kabule göre de, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davalarda, maddi ve manevi tazminat isteminin reddedilen kısmı üzerinden belirlenecek tutarda ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3032, K. 2009/5417, 15 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama