KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3349 E., 2009/5793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu ...'nın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Antalya Dutlubahçe mahallesi 2621 Ada 4 parsel bodrum kat 2 nolu bağımsız bölümü 18.10.2004 tarihinde davalı ...'a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili takip konusu belgedeki borca ve imzaya itiraz ettiklerini ve derdest olan itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava tarihinde takip kesinleşmediğinden aciz belgesi sunulamayacağını, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili aciz belgesi sunulmadığını, borca ve imzaya itiraz edildiğinden takibin kesinleşmediğini taşınmazın iyiniyetle alındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu tasarrufun alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne alacak miktarıyla sınırlı olarak Antalya Merkez Dutlubahçe 2621 Ada 4 nolu parsele ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı madde de iptal davalarının amacının İİK 278, 279 ve 280.maddelerde yazılı
borçlunun borcun doğumundan sonra yaptığı mevcudunu azaltmaya yönelik tasarruflarının butlanına hükmettirmek olduğu açıklanmaktadır.
Mahkemece yargılama aşamasında toplanan delillere göre, yapılan tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bilirkişi raporu içeriğinden taşınmazın gerçek değeriyle tapudaki satış değeri arasında misli fark bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tasarrufun İİK 278/2-3.madde gereğince iptal koşullarının oluşmadığı görülmektedir.
Ancak davacı 14.2.2005 tarihli delil listesinde iddialarını ispat için tanık isimlerini bildirmiştir. Hal böyle olunca davada İİK 279 ve 280.maddelerinde öngörülen iptal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için bildirdiği tanıkların dinlenerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3349, K. 2009/5793, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama