KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3496 E., 2009/6179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2008/922 Esas sayılı dosyasından, davacının 23.01.2002 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı ... plakalı aracın kaydı üzerine satıştan sonra haciz konulduğundan, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasının kabulü ile söz konusu haczin kaldırılmasını talep etmiştir
Davalı alacaklı vekili, duruşma sırasında davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın trafik kaydı üzerine 19.03.2008 tarihinde haciz konulduğu, davacının aracı 2918 sayılı yasının 20/d maddesine uygun olarak noterde düzenlenen sözleşme ile bu tarihten çok önce 23.01.2002 tarihinde satın aldığı ve mülkiyetini kazandığından davanın kabulüne; ancak, aracın trafik kaydını zamanında adına tescil ettirmeyerek davanın açılmasına neden olduğundan bahisle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi tarafından açılan dava kabul edildiğine göre. HUMK 417.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve vekil ile temsil edilen davacı 3.kişi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nisbi vekalet ücretinin, davalı alacaklı aleyhine hükmedilmesi gerekirken dava konusu aracın trafik kaydını üzerine almasının sadece idari bir işlem olması ve yargılama giderinin davayı kazanan tarafa yükletilebilmesi için gerekli HUMK 418. Maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3496, K. 2009/6179, 9 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama