KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3947 E., 2009/8201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı ... .....,’a sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan ..., mal kaçırma amaçlarının bulunmadığını, borçlarını ödemek amacı ile satış yaptığını savunarak, diğer davalı ... borçlu ile hiçbir yakınlığının bulunmadığını, taşınmazı gerçek değeri üzerinden satın aldığını, daha sonra gerçek bedelin ödendiğine ilişkin beyanname tanzim ettirdiğini ve iyi niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, ivazlar arasında aşırı fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufa konu edilen taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değeri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunmasına, taşınmazın sadece arsa olarak kabulü halinde dahi ivazlar arasında fahiş fark bulunmasına, İİK'nun 278/2.fıkrasında aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre, taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve
daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine, söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesine, öte yandan 3.kişi olan ...’ın taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına, dava açıldıktan sonra tapuda gösterilen satış bedelinin beyanname vermek suretiyle arttırılmasının sonuca etkili bulunmamasına,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3947, K. 2009/8201, 10 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama