KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3967 E., 2009/6873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın, ehliyetsiz sürücü yönetimindeyken meydana gelen kaza sonucunda hasar gören araç için müvekkilince tazminat ödendiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın sigortalı davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, aracın işleteni olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalının aracını kiralık araç olmak üzere, rent a car firmasına teslim ettiği, kaza tarihinde aracın işleteni olmadığı gerekçesi ile, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.c bendi uyarınca, sigortalı aracın sürücü belgesiz sürücü tarafından kullanılması sırasında doğan zararı karşılayan sigortacının, ödediği tazminatı sigorta ettirene rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, davacının sözleşme ilişkisinden kaynaklanan rücu talebini ancak sözleşmenin akidi olan davalı sigortalıya yöneltebileceği kabul edilmelidir, zira, davalının aracın işleteni olmadığı savunması haksız eylemler bakımından zarar sorumlusunun belirlenmesinde önem taşımaktadır.
O halde mahkemece, davanın esası ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/3967, K. 2009/6873, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama