KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/4211 E., 2009/6912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ve dain mrtehin banka şubesine ödendiğini, davalıların aracın hasarlanmasında tam kusurları bulunduğunu belirterek 22.664,00 YTLnin ödeme tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselislen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile; 15.625,00 YTLnin 19.04.2006 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava sigorta sözleşmesinden doğan rücuan tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tam kusura dayalı olarak 22.665 YTL'nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, gerçek zararın 25.000 YTL olup, davalı tarafın %62,5 kusur oranına isabet eden 15.625,00 YTL'nin tahsiline karar verilmiştir. Verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı tam kusura dayalı olarak 22.665 YTL tazminatın tahsilini talep ettiğine göre, bu bedelin %62.5 kusuruna isabet eden miktara karar verilmesi gerekirken, HUMK'nun 74.maddesine aykırı biçimde talep aşılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/4211, K. 2009/6912, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama