KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/5220 E., 2009/6877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın trafik kazası sonucunda hasar gördüğünü; ancak, sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmediğini, yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacı sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, İİK’nun 67’nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid bir alacak olması, yani belirli bir miktar alacak olması gerekir.
Somut olayda icra takibine konu alacak tazminata ilişkin olup, yukarıda da belirtildiği gibi ancak yargılama sonucunda belirlenebilecektir, bu nedenle likid kabul edilemez. O halde mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/5220, K. 2009/6877, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama