KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/5615 E., 2009/9056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9323 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2008/920 Talimat sayılı dosyasında yapılan 16.10.2008 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait olduğunu, haciz sırasında sunulan fatura, vergi levhası, vb. belgelere rağmen haczin kötü niyetli olarak yapıldığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın, haczi öğrenme tarihi olan 20.10.2008’e göre yasal hak düşürücü süresinde açılmadığını, ödeme emrinin tebliğ edildiği,ilk haczin de uygulandığı yerde mahcuzların muhafazası için ikinci hacze gidildiğini,bu sırada borçluya ait elektrik faturasının bulunduğunu, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ederek işyerini örtülü biçimde üçüncü kişiye devrettiğini, davacının ispat için sunduğu faturalarda eski işyeri adresinin yazılı olmasının da bunu kanıtladığını belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Davalı (borçlu), 01.08.2008’den itibaren haczin yapıldığı yeri boşalttığını, borcu nedeni ile elektrik aboneliğini iptal ettirmediğini, mahcuzların kendisi ile ilgisinin bulunmadığını davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “davacı şirketin 2004 yılında kurulduğu, şirket ortaklarından ....,’un aynı faaliyet alanında 1995 yılından beri faal olduğu, iki satış mağazası ve bir atölyesinin bulunduğu,haczin yapıldığı yeri kiralayarak üçüncü mağaza olarak çalıştırmaya başladıkları, sadece elektrik aboneliğinin takip borçlusu adına olmasının iş yeri devri bulunduğunu kanıtlamayacağı ”gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve davacı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri toplam alacak miktarı ile mahcuzların değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir. NIspi karar ve ilam harcı hesaplanırken toplam alacak miktarı 16.257,51.-YTL yerine mahcuzların değeri üzerinden hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
Öte yandan İİK’nun 97/15. maddesindeki tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak haczin yapılmasını sağlaması yasal şartı gerçekleşmelidir.
Somut olayda dava konusu haciz sırasında borçluya ait elektrik faturasının bulunması, üçüncü kişinin ve borçlunun faaliyet alanının aynı olması, ilk haciz ile dava konusu haciz arasında kısa bir süre bulunması olguları birlikte dikkate alındığında, alacaklının haczin yapılmasında kötü niyetinin varlığından söz etmek mümkün değildir. Yasal bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunan, muvazaayı ileri sürüp istihkak iddiasını reddetmek ise tek başına kötü niyetin kanıtı olarak kabul edilemez. Bu nedenle üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilmesi de isabetli olmamıştır.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/5615, K. 2009/9056, 28 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama