KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/5851 E., 2009/8183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4681 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına haciz konulan 34 GRN 69 plaka sayılı aracın,davacı tarafından noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce satın alındığını,ödemenin araca ilişkin bakiye kredi borcunun ve daha sonra da geriye kalan kısmın ödenmesi şeklinde kararlaştırıldığını, satıştan önce ilgili Trafik Tescil Müdürlüğü’ne gidilerek var olan sınırlamaların incelenip mülkiyetin geçmesini engelleyici bir durumun bulunmadığının belirlendiğini, ancak satıştan sonra tescil için yaptıkları başvuruda hacizlerden haberdar olduklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili ve davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu aracın mülkiyetinin haciz tarihinden önce noterde yapılan satım sözleşmesi ile üçüncü kişiye geçtiği, davacının kötü niyetinin iddia ve ispat edilemediği ” gerekçesi ile davanın kabulü ile aracın üçüncü kişiye aidiyetine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle dava konusu aracın mülkiyetinin trafik kaydında haciz bulunmadığı belirlenerek noterde yapılan satış sözleşmesi ile davacı üçüncü kişiye geçmesine, devir sırasında alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile danışıklı hareket ettikleri yönünde bir kanıtın da bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
Mahkemece de davanın niteliği tensip tutanağı ile “istihkak” olarak kabul edilip İİK’nun 97/11. maddesine uygun yöntemle yargılama yapılmış olduğundan gerekçeli kararda dava türünün “şikayet” olarak belirtilmesinin mahallinde her zaman düzeltilmesi olanaklı maddi hata olduğu kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan istihkak davalarında, hacizli malın değeri ile takibe konu alacaktan hangisi az ise dava değeri ona göre belirlenir ve bu miktar üzerinden ¼’ü peşin, geri kalanı ise yargılama sonunda alınmak üzere %54 oranında nispi karar ve ilam harcı alınması gerekmektedir.
Somut olayda takibe konu alacak daha az olduğu için nispi karar ve ilam harcının bu miktar üzerinden belirlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması isabetli olmamıştır.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/5851, K. 2009/8183, 10 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama