KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/5910 E., 2009/8787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, Konya 2.İcra Müdürlüğünün 2008/5963 Esas sayılı dosyasından, davacının 23.05.2008 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı ......,plakalı aracın trafik kaydı üzerine satıştan sonra 19.06.2008 tarihinde haciz konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, noter satış sözleşmesinin ödeme emri tebliğinden sonra danışıklı olarak düzenlendiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu, duruşma sırasında dava konusu aracı davacı babasına sattığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının aracı satın aldığı tarihte tarik kaydında haciz şerhi bulunmadığından 2918 sayılı yasaya uygun olarak yapılan noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile davacının aracın mülkiyetini kazandığından bahisle istihkak davasının kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Takip dayanağı borcun doğumu 30.01.2006 tarihi olup, dava konusu aracın trafik kaydı üzerine haciz şerhi 19.06.2008 tarihinde konulmuştur. Davacı aracı bu tarihten önce noter satış sözleşmesi ile 23.05.2008 tarihinde satan almış ise de davacı 3.kişi ile borçlunun baba-oğul oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının borcun varlığından haberdar olduğu ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak satışın gerçekleştiği ortadadır.Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki görünürdeki noter satış sözleşmesi alacaklının haklarını etkilemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/5910, K. 2009/8787, 22 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama