KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/6102 E., 2009/5519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili davalılardan ...’ın müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıklarını ancak davalı borçlunun amme alacağının tahsilini güçleştirmek amacıyla kendisine ait Karabük Haber Gazetesinin isim hakkını diğer davalı Güven Hassas Kağıt Ofset ve Matbaacılık ve Amb. San. Tic. Ltd. Şirketini öne sürerek yapılan devir sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
Davalılardan Güven Hassas Kağıt Ofset ve Matbaacılık ve Amb. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, devir işleminin iyi niyetle yapıldığını, borçlu davalının vergi borcunu bilmediklerini, gazetenin basımı için gerekli malzeme ve makinaların başkasından alındığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davacının davasının kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. 6183 sayılı yasanın 30. maddesi uyarınca ‘amme alacaklarının bir kısmının veya
tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadı ile borçlu tarafından yapılan bir taraflı tasarruflar ile borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür. Davada iptali istenilen tasarruf borçlu davalı ...’a ait ‘Karabük Haber Gazetesi’nin isim hakkının diğer davalı Güven Hassas Kağıt Ofset ve Matbaacılık ve Amb. San. Tic. Ltd.
Şti.ne satış işlemine ilişkin yapılan bu tasarruf ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil etmektedir. Lehine tasarruf yapılan davalı şirket borçlu davalı ile küçük bir şehirde aynı sektörde faaliyet göstermiş olduğundan borçlunun vergi borcu bulunduğunu ve amme alacağının tahsilini güçleştirmek amacı ile satış yaptığını bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerekir.
6183 sayılı yasada açık hüküm bulunmamakla beraber, yapılan tasarrufun İİK.nun 280/3 maddesinde düzenlenen ticari işletmenin devri niteliğinde olduğunun kabulü ve dolayısı ile madde hükmünün eldeki davada da uygulanmasının zorunluluğu açıktır. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/6102, K. 2009/5519, 17 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama