KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/74 E., 2009/263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ...’un müvekkiline olan borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı davalılardan ...’e sattığını öne sürerek, satış işlemine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazı ...’den satın alan ... davaya dahil edilmiştir.
Davalılardan ... ve ... yapılan satışların gerçek olduğunu, iyi niyetli olduklarını, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen bedeli arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davaları icra takibine bağlı davalar olup, sonuçta verilen iptal kararı da icra takibindeki miktarla sınırlı tutulmaktadır. Bunun sonucunda da alacağın herhangi bir şekilde ödenmesi veya alacaktan vazgeçilmesi halinde davanın konusu kalmamaktadır. Somut olayda, hüküm tarihinden sonra davacı alacaklı vekilinin Çatak İcra Müdürlüğünün 2007/12 sayılı takip dosyasına konu olan alacaktan vazgeçtiği, takip dosyası içinde bulunan 17.10.2008 tarihli tutanaktan anlaşılmaktadır. O halde mahkemece alacaktan vazgeçme nedeniyle dava konusuz kaldığından, İİK.nun 281/3 maddesi gözönüne alınarak hüküm tesis etmesi gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/74, K. 2009/263, 29 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama