KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/7886 E., 2010/3261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı (karşı davacı) alacaklı ile davacı (karşı davalı) üçüncü kişi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, trafik kaydına 19.11.207’de haciz konulan ... plaka sayılı aracı,davacının noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 11.10.2007’de satın aldığını ve mülkiyetin kendisine hacizden önce geçtiğini, icra dosyası içeriğine göre borçlunun borcunu karşılayabilecek mal varlığının bulunduğunu, aracı bir başkasına satmak istediği sırada hacizden haberdar olan ve galericilik yapan davacının olayda iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu,aynı araç üzerindeki bir başka haczin mahkeme kararı ile kaldırılmasına karar verildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (karşı davacı) (alacaklı) vekili, takibe dayanak çekin karşılıksız çıktığını öğrenen borçlunun dava konusu aracı kötü niyetli olarak sattığını, üçüncü kişinin de satış sözleşmesindeki gerçek değeri gizleyerek kötü niyetini ve gerçekte bir satışını olmadığını ortaya koyduğunu, aracın gerçek değerinden 4.000,00. TL altında satılması nedeni ile galericilik yapan ve tacir olan davacının bu durumdan
şüphelenip kendisine araç satan borçlunun durumunu araştırması gerektiğini belirterek istihkak davasının reddi ile araç üzerindeki cebri icranın devamına,tasarrufun iptali davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre;”dava konusu aracın takip ve haciz tarihinden önce galerici olan üçüncü kişiye satıldığı,borçlu ile birlikte alacaklıdan mal kaçırma kastı ile hareket ettiğinin ve kötü niyetinin kanıtlanamadığı, mülkiyetin davacıya haciz tarihinden önce geçtiği, alacaklının ise açtığı tasarrufun iptali davasını kanıtlayamadığı ”gerekçesi ile haczin kaldırılmasına, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (karşı davacı) alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı (karşı davalı) üçüncü kişi vekili tarafından ise temyize cevap süresi içinde karşılık davanın reddi ile ilgili lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesi yönünden temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere,uyulan bozmaya göre;davalı (alacaklı) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava,üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası ile davalı alacaklının İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Karşı davanın reddi nedeni ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 8. maddesi gereğince, davacı üçüncü kişi vekili yararına, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan tarifeye göre, dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru değildir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/7886, K. 2010/3261, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama