KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/8131 E., 2010/1962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, dava dışı ...’in kullanımında iken ve istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu, ölenlerin hak sahiplerine poliçe kapsamında toplam 111.872.00 TL tazminat ödendiğini belirterek, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.e maddesi uyarınca, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin, kazaya karışan aracı üç yıl önce haricen satarak teslim ettiğini, yük taşımak için imal edilen aracı maksadı dışında yolcu taşımada kullanan sürücünün kusurlu olduğunu, tazminat miktarının fahiş bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalının aracın malik/işleteni olduğu, davacının, istiap haddi 1+1 olan araç için verilen azami teminat limiti olan ve üçüncü kişilere ödediği 57.500.00 TL’ndan, %75 kusur oranına isabet eden 43.125.00 TL’nı davalı sigortalısından rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 43.125.00 TL’nın 15.01.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu trafik sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
“Sigortacının İşletene Rücu Hakkı” başlıklı Poliçe Genel Şartları'nın B.4.e maddesinde, “tazminatı gerektiren olay, yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması yüzünden meydana gelmişse” ibaresi yazılı olup, rücu hakkının doğabilmesi için araca istiap haddinden fazla yolcu alınmasının kazanın oluşumuna etken olması gereklidir.
Somut olayda, yargılama sırasında alınan 08.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda, aracın lastiklerinin teknik şartlara uygun olmadığı ve araç yük taşıma aracı olduğu halde, insan taşınmasında kullanılmasından dolayı kazanın meydana geldiği belirtilmiştir. 21.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda, istiap haddinden fazla yolcu almanın, olayın oluşumu ile illiyet bağının bulunmadığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan 07.08.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise, davalı sürücüsünün %75 oranında, istiap haddi fazlası yolcuların da %25 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, istiap haddinden fazla yolcu alınması ile kazanın meydana gelmesi arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı konusunda raporlar arasında çelişki bulunduğundan, ODTÜ veya İTÜ gibi kurumlardan oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan çelişki giderici, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre, zarar gören üçüncü kişilere poliçe limiti dahilinde ödenen tazminatın tamamından davacı sigortacının rücu hakkı varken, sadece bir yolcu için ödenen kısmının teminat kapsamında olduğunun kabulü ile eksik tazminata hükmedilmesi de isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/8131, K. 2010/1962, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama