KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/990 E., 2009/4248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, kasko sigortasınca karşılanmayan 15.000.00 YTL değer kaybı, 3.000.00 YTL araç kiralama bedeli ve 233.96 YTL tespit masrafı toplamı olan 18.233.96 YTL’nın, fer’ileriyle birlikte tahsili için davalı borçlular aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 8.500.00 YTL araçtaki değer kaybı, 600.00 YTL araç kiralama bedeli ve tespit masrafı toplamı olan 9.333.80 YTL asıl alacağa yönelik itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılar vekili temyize cevap dilekçesinde, hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu
dilekçe temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından kaynaklanan tazminat talepleri likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğine, takip talebinde açıkça reeskont faiz istenmesine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/990, K. 2009/4248, 15 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama