KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10106 E., 2011/2294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiası davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı ve davalı borçlu ve alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, İskenderun 1.İcra Müdürlüğünün 2007/4327 Esas, Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2009/80 Talimat sayılı dosyasından, davalı borçlu ...'ın borcu nedeniyle 20.05.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı ... Büro Araçları Tic.ve Servis Ltd.Şti. Yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğunu, borçlu Latife'nin davalı 3.kişi şirketin ortağı olduğunu haciz talimat dosyasından yapıldığından esas icra müdürlüğünce istihkak iddiası yönünden bir karar verilmediğini belirterek haczin İİK 97 madde gereğince yapıldığına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, haczin 3.kişiye ait işyerinde yapıldığından İİK'nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, davalılar arasında organik bağ bulunmadığını, davalı 3.kişi şirketin, borçlunun babası ve abisine ait olup babasının ölümü ile miras olarak intikal eden hissenin borçlu tarafından annesine devredildiğini, bu devrin iptali için açılan davanın derdest olduğunu, kabülü halinde ancak borçlunun şirket kar payının haczedilebileceğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haciz yapılan adres ile borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin farklı adresler olması nedeniyle haczedilen eşyaların 3.kişinin elinde haczedildiğinin kabülü gerektiği, bu durumda alacaklı vekiline İİK 99 madde gereğince süre verileceği, ancak İcra Müdürlüğünce alacaklıya dava açması için süre verilmediği, bu durumda alacaklı tarafından açılan davanın İİK 99 madde gereğince süresi içinde açılmış bir dava olarak kabülü gerekeceği, istihkak iddiasında bulunan 3.kişinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirket olduğu,
borçlunun bu şirketteki hissesini hacizden önce devrettiği, haczin 3.kişinin elinde yapılmış olması nedeniyle ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğu, ancak alacaklı tarafça haczedilen eşyaların borçluya ait olduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına alacaklının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından tazminata yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10106, K. 2011/2294, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama