KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10154 E., 2011/3789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, hasar gördüğünü ileri sürerek, 9.800,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1369’uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaati kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1370. maddesi gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
4471 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı banka, davacı lehine hükmedilecek tazminat üzerinde her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile davaya muvafakat ettiğini belirtmiş olup, buşekilde koşullu muvafakatın geçerli olmadığının kabulü ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10154, K. 2011/3789, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama