KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10335 E., 2011/4599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, mülkiyeti davacıya ait araçların tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını , davalı kasko şirketinin sürücünün 0,03 promil alkollü olması nedeni ile hasar bedelini ödemediğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 40.180 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; kaza münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olmadığından davanın kabulü ile, 40.180 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait ... plakalı çekicinin davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı Garanti Bankası ... Şubesinin dain ve mürtehin kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır.
TTK'nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı
durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı olan Garanti Bankası ... Şubesinin muvafakati olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10335, K. 2011/4599, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama