KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2010/10375 E., 2010/9588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, 6.363.56 TL hasar bedeli ve 2.000.00 YTL değer kaybı olmak üzere toplam 8.363.56 TL’ndan, davalı sigorta şirketince yapılan 1.593.27 TL kısmi ödemenin mahsubu ile kalan 6.770.29 TL ve 201.01 TL tespit giderinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi değer kaybı haricindeki zararlardan sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Ören Ltd. Şti. ve ... vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, zararın davalı sigorta şirketinden karşılanması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili, başvuruya istinaden, işçilik ücreti olarak davacıya 1.470.00 TL, tedarikçi firmaya da 1.721.24 TL parça bedeli olmak üzere toplam 3.191.24 TL ödendiğini, talebin fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 4.306.78 TL hasar bedelinin tüm davalılardan (davalı sigorta şirketi kaza tarihinden, diğer davalılar ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) tahsiline, fazla istemin reddine; 2.000.00 TL değer kaybının davalılar ...., Ltd.Şti. ve ...’dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi aleyhine araç değer kaybı talep edilmediğinden hükmedilmemesinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davalılar ...., Ltd. Şti. ve ... vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili, 1.470.00 TL işçilik ücretinin davacıya, 1.721.24 TL parça bedelinin tedarikçi firmaya olmak üzere toplam 3.191.24 TL ödeme yapıldığını bildirerek, buna ilişkin fatura ve ödeme dekontları ibraz etmiştir. Mahkemece, bu ödemeler üzerinde durulup tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Somut olayda, dosya kapsamından davalı Hür Sigorta A.Ş.’ne bu yönde bir müracaat olup olmadığı belli değildir.
O halde mahkemece, davacı vekilinden usulüne uygun olarak başvurusu olup olmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgesi istenip, ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten itibaren davalı sigorta şirketinin faizden sorumlu tutulması, başvuru yoksa en erken dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kaza tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Kabule göre, davalı Hür Sigorta A.Ş., değer kaybı dışındaki 4.306.78 TL hasar bedelinden sorumlu tutulduğuna göre, harç ve yargılama giderinin de sorumlu olduğu tazminata oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken, tamamından sorumluluğuna karar verilmesi, ayrıca bu davalı aleyhine oranlama yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10375, K. 2010/9588, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama