KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10399 E., 2010/10399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı (3.Kişi) ve davalı(alacaklı) ve dahili davalı (borçlu) vekillerince temyiz edilmiş, davacı (3.kişi) ve davalı (alacaklı) vekilincede duruşma talep edilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen. 30.11.2010 Salı günü davacı (3.kişi) Fors Denizcilik San ve Tic. AŞ. vekili Avukat ...ile Avukat ... ve davalı alacaklı Fortisbank AŞ vekili Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Diğer dahili davalı (borçlu) Çelik Tekno. San ve Tic. AŞ. taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün 2009/32830 Esas, Tuzla İcra Müdürlüğünün 2009/4627 Talimat sayılı dosyasından,21.10.2009 tarihli haciz tutanağının 7-10-14-15-16 ve 17 sırasında kayıtlı gemi yapımında kullanılan malzemenin, davacı tarafından satın alındığı ve borçlu şirketin davacı adına yapacağı gemilerin montaj ve işçiliğini yapması için teslim edildiğini belirterek ,İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu taşınır malların, borçlu şirkete ait tersanede haczedildiğini,davacı ve borçlu şirket ortakları arasında organik bağın bulunduğunu,sunulan faturalardaki malların ayırt edici özelliği bulunmadığından tek başına ispato yeterli bulunmadığını, tersanede ki tüm malların borçlunun kontrolünde olup, davacı şirketin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile paravan şirket olarak kurulduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, dava konusu malların, davacı adına inşa edilecek gemiler için, davacı tarafından yatırım teşvik belgesi kapsamında yurt dışından ithal edildiğini ve davacı 3.kişi şirkete ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, haczin borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve borçlu vekilinin huzurunda yapıldığını, borçlu ve 3.kişi şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğu, dava konusu malların davacının ticari defterlerine kaydedilmiş ise de ticari defterlerin usule uygun tutulmadığını, bir kısmının borcun doğumundan sonra işlendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili ve dahili davalı (borçlu) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Dava konusu haciz 21.10.2009 tarihinde borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve borçlu şirket vekilinin huzurunda haczedilmiştir.İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından her türlü delille ispatlanması olanaklıdır.
Borç kaynağı 14.01.2008 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilmiş 15.01.2008 tanzim tarihli bonodur. Davacı şirket bu tarihten önce 27.02.2007 tarihinde kurulmuş ve 29.03.2007 tarihinde her türlü gemi inşası ve tadili için yatırım teşvik belgesi almıştır. Bu kapsamda haczedilen taşınır malları yurt dışından ithal ettiğine dair gümrük belgeleri, faturalar ve bu malların alımına ilişkin satıcı firma tarafından düzenlenmiş belgeler sunulmuştur.
Davacının, dava konusu malzemelerin kullanacağını belirttiği gemiler 24.01.2008 ve 12.05.2008 tarihlerinde davacı şirket adına, İstanbul Limanının inşa halindeki gemilere mahsus siciline kaydedilmiş ve daha sonra dava dışı Yapı ve Kredi Bankasına rehin verilmiştir. Nitekim anılan banka tarafından yaptırılan bilirkişi incelenmesi sonucunda haczedilen malzemelerin bu gemilerde kullanıldığı ve 29.03.2007 tarihli Yatırım Teşvik Belgesi'ne ekli Yurtdışından ve Yurtiçinden temin edilecek makine ve teçhizat listesinde kaydı bulunan mallar olduğu tesbit edilmiştir.
Öte yandan, davacı haczedilen 28 kalem maldan bir bölümü için istihkak iddiasında bulunması iddianın samimi ve davalının mal kaçırma amacı ile hareket edildiği tezi aksine bir tutumda olduğu ve aynı gün haczedilen haciz tutanağının 25-26 sırasında yer alan 87 ve 88 nolu Gemiler ile ilgili alacaklının itirazı olmaması nedeniyle talep ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğide görülmüştür.
Mahkeme gerekçesine alınan, Yapı Kredi Bankasının Anadolu Yakası Şubesi müzekkere cevabında belirtilen davacıdan borçluya 19.02.2009 tarihinde yapılan 500.000.00USD para transferinin yanlış işlem olduğu ve aynı gün düzeltildiği banka kayıtları ve cevaplarından anlaşılmıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında,davacı 3.kişi şirketin borcun doğumundan önce kurulduğu ve dava konusu malların yine borçtan önce aldığı yatırım teşvik belgesi kapsamında bu belge eki listede de belirtilen mallar olduğu ve karine aksinin ispatlandığının kabulü gerekmiştir.
Mahkemece belirtilen gerekçelerle davacı şirketin davasının kabulü gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise,davalı borçlu vekili haciz sırasında ve yargılama aşamasında dava konusu malların davacıya ait olduğunu belirtmiş ve uyuşmazlık yaratmamış olduğundan yasal hasım olmadığı halde, hatalı olarak davaya dahil edilmiş ve açılan davayı da kabul etmiş olduğundan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10399, K. 2010/10399, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama